İşveren Markası Yönetiminde 5 Güncel Trend

İşveren Markası hayatımıza ilk girdiğinde “olsa iyi olur ama olmasa da olur” diye düşünülüyor ve şirketler sınırlı kaynak ayırıyor, hatta bazı şirketler gündeme bile almıyordu. Zaman geçtikçe şirket içinde ve dışında kurum imajını yönetmek için ne kadar önemli olduğu anlaşıldı ve İnsan Kaynakları ekiplerinin vazgeçilmezi haline geldi.

Şirketlerin parlayan yıldızı İşveren Markası Yönetimi günümüzün hızla değişen alanlarından biri. 12 Nisan’da düzenlenecek Employer Brand Summit’in gündemi bu alandaki güncel trendler ve örnek uygulamalar olacak. Zirve öncesindeki bu yazımda sizinle İşveren Markası Yönetiminde öne çıkan 5 trendi paylaşmak istiyorum.

1# Amaç Her Şeyden Önemli

Şirket amacının, diğer bir deyişle misyonunun, “dünyayı daha iyi bir yer yapmak” gibi sosyal sorumluluk taşıyan bir mesaj içermesi işveren markasına değer katıyor. Böyle bir amaç belirleyen ve net şekilde ortaya koyan şirketler öne çıkıyor. Tabi gerçek bir etki yaratmak için amacın sözde kalmaması, şirket çalışanlarının gerçekten hissetmesi ve bu amaçla bağlantılı çalışan hikayelerinin kurum dışı kanallarda paylaşılması önem taşıyor. Çalışanlar ne yaptıklarını değil, bunu neden yaptıklarını anlattıklarında kurum dışında gerçek bir etki yaratıyorlar.

Amacın işveren markası için taşıdığı önemin farkında olan şirketlerden biri Microsoft. Geçtiğimiz 30 yıl süresince misyonu “dünyadaki her evin bir bilgisayarının olması” olan şirket son dönemde bir değişikliğe gitti ve misyonunu “gezegendeki tüm bireyleri ve kuruluşları daha fazlasını gerçekleştirmeleri için güçlendirmek” olarak değiştirdi.

2# İşveren Markası & Tüketici Markası Birleşiyor

İşveren Markasının ve Tüketici Markasının yönetimi birbirine giderek yaklaşıyor ve iki kavram birleşiyor. Bu durum İnsan Kaynakları ve Pazarlama ekiplerinin yakın çalışmasını ve stratejilerini birlikte oluşturmalarını gerektiriyor. Heineken’ın yaptığı işveren markası çalışmaları bu konudaki en iyi örneklerden biri. Şirket “İlk Mülakat”ınızı iş fırsatlarına başvurabileceğiniz GO PLACES websitesi üzerinden işveren markasını ve şirket markasını bütünleştirerek yapıyor. Önümüzdeki günlerde bu tarz örnekleri daha sık göreceğiz.



3# Gerçek İnsanlar & Gerçek Hikayeler

Bir şirkette çalışanlar veya çalışmaya aday olanlar broşürlerden ve özel olarak hazırlandığı belli olan mesajlardan etkilenmiyorlar. Şirket çalışanlarının hikayelerini, gerçek yaşamlarını öğrenmek istiyor ve bu paylaşımları daha samimi buluyorlar.Arcadis Global Shapers Yetenek Programı bu konuda iyi örneklerden biri. Pek çok ülkede faaliyet gösteren Arcadis; her sene belirlediği yetenekli çalışanlarını görev yerlerinden farklı ülkelere gönderiyor ve oradaki iş ortamını deneyimlemeleri istiyor. Arcadis Global Shapers Instagram hesabı üzerinden de programa dahil olan çalışanların yaşadığı yurtdışı deneyimler fotoğraflara paylaşılıyor.



4# Odağın Şirketten Çalışanlarına Kayması

İşyerimizdeyken veya bir yerden bir şey satın alırken insanlarla etkileşim halindeyiz, o şirket ile değil. Bu bakış açısıyla işveren markası önümüzdeki dönemde şirketin kurumsal kimliğinden daha çok şirket çalışanlarının kimliğine odaklanmaya başlayacak. Bunu yapmaya başlayan şirketlerden biri Hindistan’da faaliyet gösteren IDFC Bankası. Banka, #SıraDışıÇalışanlar (#ExtraOrdinaryPeople) hashtag’i ile çalışanlarının fotoğraflarını ve dikkate değer özelliklerini sosyal medya mecralarında paylaşıyor.


Özet Çeviri

IDFC’nin yöneticilerinden Mudita Chauhan ile tanışın. Kendisini bir işkolik olarak tanımlayan Mudita iş ve özel hayat dengesini kurmak için büyük çaba harcıyor. Dünya çapında maraton koşularına katılıyor, zorlu parkurlarda yürüyüşe çıkıyor ve seyahat ediyor. Mudita’nın yürüyüşe çıktığı ilk zorlu parkur Klimanjaro Dağı idi. Bu yıl Roopkund’a trmandı, gelecek yıl için Machu Picchu’yu hedefliyor. Mudita bu deneyimler için gerekli olanın sadece fiziksel yetkinlik değil aynı zamanda azim ve zihinsel dayanıklılık olduğunu söylüyor.



Özet Çeviri

Bipin; IDFC’de çalışan bir bankacı olmanın yanı sıra bir fitness tutkunu. Mart 2017’de Yeni Zelanda’da ilk Ironman yarışına katılarak 3,8 km yüzdü, 180 km bisiklet sürdü ve 42 km. koştu. Kasım 2017’de ise Malezya’da ikinci Ironman Yarışı’na katıldı. Bipin aynı zamanda Noosa Avustralya’daki 2018 Ultraman yarışına davet edildi. Seninle gurur duyuyoruz Bipin!





5# Çalışanların Gönüllü Elçiliği

Ortalamaları dikkate alırsak, şirket çalışanlarının sosyal medyadaki takipçi sayılarının toplamı o şirketin takipçi sayısının yaklaşık 10 katı oluyor. Bu nedenle şirketlerin, çalışanlarının işveren markasını sahiplenmesini ve gönüllü birer elçisi olmalarını sağlamaları önem taşıyor. Bunu sağlamak için şirketler genellikle çalışanlarının paylaşım yapabileceği hashtag’ler yaratıyor. Bazı örnekler için #AnlamlıBirYolculuk, #WeAreCisco, #LinkedInLife adreslerini ziyaret edebilirsiniz. Önümüzdeki dönemde şirketlerin çalışanlarından “Marka Elçileri” olarak daha fazla destek alacaklarını ve benzeri uygulamaların artacağını düşünüyorum.


Müge Arslan
İnsan Kaynakları Günlüğü Blog Yazarı